Etikete göre gösterilen ögeler: tebliğ

Genc Adam

EZAN - DİYALOĞUN MEYVESİ

OSMANLI VE ECDADA SAYGI

SEVGİ DİLİNİ HAYAL EDİN

MUHTEŞEM YÜZYIL'A TEPKİ

A+ R A-

Karanlıklara ışık tutmada acele edin!..

Cuma, 13 Nisan 2012 11:25 Yayınlandığı yer KÜRSÜ

Resûl-i Ekrem Efendimiz, hayırlı işleri sürekli erteleyen ve bugünün işini yarına bırakan kimselerin kendilerini büyük bir tehlikeye attıklarını belirtmiş; ölüm gelip çatmadan tevbe etmekte, ahiret için azık toplamakta, zekât ve sadaka vermekte ve namazı vaktinde kılmakta acele edilmesi gerektiğini beyan buyurmuştur.

İman davasına gönül vermişlerle bir hasbihal

Perşembe, 05 Ocak 2012 11:57 Yayınlandığı yer YAZI DİZİLERİ

Çok uzak yerlerden geldiniz. Bu kadar uzak mesafelerden benim gibi bir kıtmîri dinlemeye gelmeniz, çektiğiniz onca sıkıntı ve meşakkate değmediği bir gerçek. Bununla beraber, Rabbim niyetlerinizin derinliğine göre muamelede bulunsun..! Aşk u şevk ihsan etsin..! Geliş ve gidişinizi boşa çıkarmasın..!

Yıllardan beri bu türlü teklifler karşısında hep kendimi sorgulamışımdır. “Sen de kimsin, ne oluyorsun, ne anlatacaksın ki bu insanlara faydalı olasın?” İnanın hep böyle düşünmüş, böyle konuşmuşumdur. Ama hüsnüteveccühleri, yapılan onca ısrarı da aşamamış ve kendimi hep bu türlü kalabalıklar karşısında bulmuşumdur.

İslam'ın büyüleyici yüzü (1)

Pazar, 25 Aralık 2011 15:05 Yayınlandığı yer KÖŞE YAZILARI

Prof. Dr. Ides Nicaise, Leuven Üniversitesi'nde Eğitim Bilimleri Fakültesi'nde öğretim üyesi...

Aynı zamanda üniversiteye bağlı HIVA isminde İş Ekonomi, Göç ve Eğitim Araştırma Enstitüsü'nde Eğitim Departmanı sorumlusu, Belçika ve dışında tanınmış, çok saygın bir akademisyen... Uzmanlık alanı eğitimde ayrımcılık mekanizmaları, göçmen asıllı öğrencilerin eğitim durumu, sosyal eşitsizlik ve benzeri konular...

Prof. Ides Nicaise ile İstanbul'a hizmeti, eğitim hareketini tanıma gezisi yapıldı...

İslâm’ı doğru anlama

Pazartesi, 12 Aralık 2011 00:02 Yayınlandığı yer YAZI DİZİLERİ

Geçmişte olduğu gibi günümüzde de, toplum tabakalarının hemen her kesiminden İslâm’a olan teveccüh artmaktadır. İslâm’ı seçenler arasında entelektüel mânâda, okumuş aydın kesim ise ilk sırayı almaktadır. Tabiî mesleklerinde zirve sayılan bu insanların birden “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” demeleri, çevrede büyük bir yankı uyarıp, İslâm’a katılımları hızlandırmaktadır. Bu aslında, hem onlar adına hem de İslâm adına sevindirici bir husustur.

"Türk milleti İslam'a hizmetini Türk okullarıyla sürdürüyor"

Cumartesi, 22 Ekim 2011 22:35 Yayınlandığı yer HABERLER

Sudan Devlet Başkanı Ömer Hasan el Beşir'in özel misafiri olarak Sudan'a gelen Arap dünyasının önde gelen isimleri başkent Hartum'daki Türk okulunu da ziyaret etti. Renkli sahnelerin yaşandığı ziyaret sırasında Suudi Arabistan'ın önde gelen işadamlarından Abdullah Başerahi Türk ve Arap halklarının duygularına tercüman olduğunu söylediği Başbakan Recep Tayip Erdoğan için bestelediği şiirini okudu. Şiirinde Başerahi Erdoğan'ı bir halk kahramanı olarak betimledi.

Hristiyan nur talebeleri(!)

Cumartesi, 22 Ekim 2011 21:02 Yayınlandığı yer ANTİ DİYALOG MASALI

Evet bildiniz , yine bir M.Emin Koç klasiği(1) . İslam’ın “Nurlu” Hizmetinin Hıristiyanlar içinde bile neş’et etmesinden rahatsız olan yazarlardan biri . Çünkü onlara göre , dünya şumüllü bir tebliği başkaları değil ancak ve ancak kendileri yapmalıdır.
Kendileri dışında Din-i mübini İslam’a faydası olanların Allah katında bir değeri harbiyesi yoktur ! Bu zevata göre ; Allah katında başkalarının yaptıkları güzellikler, kendi yanlışlarına racih edilemez. Tebliğ yapılacaksa da ancak “kendileri” yaparlar , şayet başkaları  yapıyorsa da mutlaka dünyevi bir “menfaatleri” vardır.

20. asrın ortasında bir insan var ayakta, hem de dimdik ayakta... Kendisini ne üst üste gelen karanlıklar korkutabilmiş, ne de ortalığı kasıp kavuran, önüne geleni deviren ve şimalde zuhur eden bir dinsizlik cereyanı O'nun azmini, ümidini kırabilmiş... İslam'ın en hamiyetperver evlatlarının bile "Ya Rab Nur istiyoruz sen bize yangın gönderiyorsun" dediği, kimsenin ufukta bir mum ışığı dahi görmediği bir dönemde "Şu istikbal inkılabatı içinde en yüksek ve gür sada İslam'ın sadası olacaktır" demiş ve ümidini ne memleket hapishaneleri ne sürgünler ne zehirlenmeler söndürememiş.

Prof.Dr.Davut Aydüz ile "Diyalog" üzerine Röportaj

Çarşamba, 19 Ekim 2011 23:31 Yayınlandığı yer RÖPORTAJLAR

Muhterem Efendim , yoğun çalışma temponuzdan bizlere vakit ayırdığınız için teşekkür ederek izninizle ilk soruma geçmek istiyorum : "Tarih boyunca Dinlerarası Diyalog" isimli eserinizi kaleme alma düşüncesi ne zaman ve hangi sebeplerden dolayı hâsıl oldu?

Hoşgörü Sürecinin Tahlili

Pazartesi, 17 Ekim 2011 22:13 Yayınlandığı yer YAZI DİZİLERİ

Biz hoşgörü, diyalog, herkese saygı, herkesi konumunda kabullenme derken, Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem)’in Medine Vesikası’nı seslendiriyor, Veda Hutbesi’nde beyan buyurduğu hakikatleri haykırıyoruz. öylece vazifemizi ve vecibemizi yapıyoruz. Bizden öncekiler bu noktada kusur yapmış, dâhilî veya hâricî sebeplerle, haklı ya da haksız nedenlerle farklı bir yolda yürümüş olabilirler.

1-Metin :
'Pek muhterem Papa Ali Cenapları, '

İtiraz : Peygamberimiz (SAV) mektublarına başlarken mesela "Bismillahirrahmanirrahim! Allah Resûlü Muhammed'den, Habeş Meliki Necâşiye” demektedir. Ayrıca , Hadis-i Şerifte : “Münafığa "efendi" demeyin. Zira eğer o, seyyid olursa (kendine bir değer atfederse) Allah'ı kızdırırsınız."(Ebu Dâvud, Edeb 83,) denmektedir.

Sayfa 1 / 2

Gönüllüler Sayfamız

Hakkımızda

Yeri olmadığı halde konuşmayı kendine ilke edinip, erdem insan olma vasfına vakıf olamayanlara; yeri gelmişken susmayarak en güzel bir hasletin örneğini göstermek için gönüllerini adamış,
hakkın rızasını kazanmayı kendilerine ilke edinmiş,
kendi nefslerinin savcısı, hakikatin avukatları olmaya namzet,
karalamalara tahammülleri olmayan,
anti propagandalara cevap vermeyi kendilerine "ulvi bir vazife" sayan gençleriz...

Gönül Bağlarımız