Hükümetin cemaat hazırlığı 2007’de başladı

Mavi Marmara, 7 Şubat MİT krizi, paralel yapılanma gibi konularda ezber bozan yorumlarıyla dikkat çeken ve tehditler alan gazeteci-yazar Ünal Tanık, yaşanan sıkıntının kaynağını “Hükümetin camiayı mutlak bir şekilde kendine tabi kılmak istemesi.” diye özetliyor.

Ünal Tanık, olmadık zamanlarda olmadık ‘sınırlarda’ dolaşıyor yazı ve konuşmaları ile. Mavi Marmara yola çıkmadan önce yazdıklarından dolayı evinin adresi, kızının bindiği servisin plakası ve güzergâhını da içeren bir tehdit maili alması bu yüzden. Pek çoklarının gözünden kaçmış detayları gündeme getirdiği için tehdide hedef olmuş. 7 Şubat 2012’deki MİT krizi ile ilgili de bazılarının ağızlarına ‘sakız’ ettiklerinin aksini söylüyor. Bu olayın ‘cemaatin bitirilmesi için kullanıldığını’ anlatıyor, tıpkı dershane tartışmaları gibi. Çünkü o tartışmanın da aynı amaç için alevlendirildiğini belirtiyor. Bunun için son üç yıldır biriktirdiği argümanları var.

Read more...

7 ŞUBAT'TA NE OLDU BİLİYOR MUSUNUZ?

Tartışma programlarında, köşe yazılarında sık sık atıfta bulunulan ‘7 Şubat’ olayı nedir? Savcı, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ı ifade vermeye çağırdı mı? Olay ‘MİT Müsteşarı ve Başbakan tutuklanacaktı’ya nasıl bağlandı. 7 Şubat'ta aslında ne oldu, nasıl bir kara propaganda malzemesi haline geldi?

Bilindiği gibi 7 Şubat 2012 günü, İstanbul’da özel yetkili savcı Sadrettin Sarıkaya’nın, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, eski müsteşar Emre Taner, eski müsteşar yardımcısı Afet Güneş ve iki MİT görevlisini ifade vermeye çağırdığı haberi yayıldı. Bir tuhaflık vardı, zira başsavcı ve başsavcı vekili olayı doğrulamadı. Sonradan anlaşıldı ki Savcı Sarıkaya, ilgili kişileri telefonla arayarak KCK soruşturması kapsamında ifadelerini almak istediğini bildirmişti. İki kişinin arasındaki telefon konuşması Hürriyet’in internet sitesine sızdırıldı. Ama nasıl ve kim tarafından, hâlâ bilinmiyor. 11 Şubat’taki yazısında Hürriyet’ten Ahmet Hakan da bunu soruyordu. İfade davetinin sızmasından soruşturmanın ve savcının zarar göreceğini kestirmek için müneccim olmaya gerek yok. Konunun ve muhatapların hassasiyetine uygun bir yol izlediği anlaşılan savcının sızdırması için sebep bulunmuyor. Öyleyse geriye iki alternatif kalıyor. Ya konuşmaları dinleyen üçüncü bir kişi var ya da muhataplar bilgiyi basına servis etti. Yargıya yönelik operasyonun fitilini ateşlediği düşünülürse, 7Şubat’ın hedefinin MİT değil, bilakis yargının kendisi olduğu bile söylenebilir.

Read more...
Subscribe to this RSS feed

BU GÜNLER DE GEÇECEK

ÇATLAYAN RÜYA

ÇARPITILAN BEDDUA!

ŞAHİT OL YA RAB...

Mefkure Yolculuğu