Etikete göre gösterilen ögeler: fethullah gülen

Genc Adam

EZAN - DİYALOĞUN MEYVESİ

OSMANLI VE ECDADA SAYGI

SEVGİ DİLİNİ HAYAL EDİN

MUHTEŞEM YÜZYIL'A TEPKİ

A+ R A-

Çevik Bir’e Yazık Oldu

Pazar, 22 Nisan 2012 23:29 Yayınlandığı yer KARA PROPAGANDA

Çevik Bir’e yazık oldu. Söz dinlemedi zamanında. Zamanında söz dinleseydi, bugünkü utanç verici, milletine ihanetle suçlanan bir durumda olmayacaktı. 1998 yılıydı, 1. Ordu komutanı Çevik Bir’in astığı astık, kestiği kestik dönemiydi. Müslümanlara, başörtüsüne ve dini cemaatlere karşı her nasılsa bir alerjisi varmış. Fethullah Gülen Hocaefendi’yi ziyarete gittiğim bir gün Çevik Bir’den bahis açılmış ve Hocaefendi demişti ki;“Bu insanlar aslında kötü insanlar değil, ama bunları birileri bir yanlışa yöneltiyor, bu zevat da bunun etkisinden çıkamıyor. Bir arkadaş gidip bazı şeyler anlatsa belki faydası olur.” Ben bu sözleri kendime görev olarak kabul etmiş, Fatih Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesi olarak randevu talep etmiş, uğraşmış, takip etmiş fakat randevu alamayınca, görüşmenin başka yollarını aramıştım.

Karanlıklara ışık tutmada acele edin!..

Cuma, 13 Nisan 2012 11:25 Yayınlandığı yer KÜRSÜ

Resûl-i Ekrem Efendimiz, hayırlı işleri sürekli erteleyen ve bugünün işini yarına bırakan kimselerin kendilerini büyük bir tehlikeye attıklarını belirtmiş; ölüm gelip çatmadan tevbe etmekte, ahiret için azık toplamakta, zekât ve sadaka vermekte ve namazı vaktinde kılmakta acele edilmesi gerektiğini beyan buyurmuştur.

Üstad Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri

Pazartesi, 26 Mart 2012 23:41 Yayınlandığı yer İMAN VE ATEİZM

Yıl 1960. 27 Mayıs ihtilaline sayılı günler kalmış. Üstad hazretleri 1960 Mart ayında Urfa'ya gider. Durum hayli gergindir. Dönemin İçişleri Bakanı emir verir. "Onu çıkarın Urfa'dan" der. Efendim "raporu var, hareket edemiyor" derler. Çünkü Üstad hayli bitkin ve hastadır. 83 yaşında hasta yatağından kıpırdamayacak güçte olmasına rağmen onu Urfa'dan çıkarmak için her türlü baskı yapılır. Ankara'da siyasi çevreler bu konuyu tartışa dursun bir haber gelir ki, "Üstad vefat etti..."

Sezai Karakoç'un "Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine" başlıklı abidevi şiirindeki o meşhur "nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil ayaklarımdan belli" dizelerinden hareketle yazdım başlığı.

Üstad'ı tanımayanlara ilk duyduklarında "imkânsız" dedirten; tanıyanların ise "hayır" diye karşılık verip gökyüzüne şapkalarını fırlattıkları ölümsüz sözlerden sadece biridir bu. Altı oğlunu Batı'ya vermiş bir babanın hüznünü, gamını, tasasını, kederini anlatan o meşhur "Masal" şiirindeki dizelere bakın isterseniz; bana hak vereceksiniz. 21 yaşında olduğu söylenir; evet, 21 yaşında iken kaleme aldığı Mona Rosa şiirine bakın, beni tasdik edeceksiniz. Hele orada "anlarsın ölüler niçin yaşarmış" mısrasına geldiğinizde heyecanı dorukta küheylanlar gibi havaya fırlarsınız.

Kürt meselesi, çarpıtmalar.. ve karakterimiz

Pazartesi, 09 Ocak 2012 16:15 Yayınlandığı yer KARA PROPAGANDA

Soru: Zât-ı âlinizin ve hizmet gönüllülerinin bütün dünyada olduğu gibi Doğu ve Güneydoğu’da da hüsn-ü kabul görmesinden rahatsızlık duyan bazı kesimler, sohbetlerinizi ve bilhassa Kürt meselesiyle alâkalı sözlerinizi çarpıtmak suretiyle çok çirkin bir karalama kampanyası sürdürüyorlar. Çeşitli iftiralara kadar varıp uzanan o türlü yayınlarla ilgili mülahazalarınızı ve huzurun tesisine gönül vermiş insanlara bu konudaki mesajlarınızı lütfeder misiniz?

Vicdanında bütün insanlığın ızdırabını duyan ve ömrünü insanlığa ve bilhassa milletine hizmete adayan Fethullah Gülen, hayatında hiç kitap yazmak niyetiyle bir şey yazmamıştır. "Aksiyon öncelikli düşünce" prensibiyle aktif hizmetlerini yürütürken zaman içinde günün ve ihtiyaçların gerektirdiği meselelerde yazılar kaleme almıştır. Bazen de muzdarip gönlünde hissiyatın taşmasıyla şiirler dökülmüştür kağıda. Ama daha çok dersler, sohbetler, konferanslar, vaazlar şeklinde cereyan eden konuşmalarıyla devam ettirmiştir hizmetlerini.

Gülen Hareketi mensubu olmak ne anlama gelmektedir?

Perşembe, 05 Ocak 2012 11:52 Yayınlandığı yer SIKÇA SORULAN SORULAR

Kim “Gülenci”dir? Kim değildir? Hareket’e giriş ve çıkış nasıl olmaktadır?

Öncelikle belirtmek gerekir ki, Fethullah Gülen, isminin ön planda tutulmasından hep rahatsız olmuştur. Bu anlamda harekete isim olarak ‘Gülen Hareketi’ denmesinden de rahatsız olmuş, belki ‘Gönüllüler Hareketi’ veya ‘Adanmışlar Hareketi’ denmesinin daha doğru olacağını teklif etmiştir.[1] Mamafih, akademik camiada hep ismine atfen ‘Gülen Hareketi (Gülen Movement)’ dendiğinden, Türkçe’de de bu ismin kullanılması yaygınlaşmıştır. Son zamanlarda, hareketin içindeki kişilerin harekete ilk zamanlardan beri “hizmet” adını vermesinden dolayı, “Hizmet Hareketi” tabiri de Batılı akademisyenler tarafından giderek artan bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır.

O sadece Türklerin Hocaefendisi değil

Perşembe, 05 Ocak 2012 11:36 Yayınlandığı yer KÖŞE YAZILARI

Birkaç aydır Said Nursi'nin Risale-i Nur Külliyatı'nı ve Fethullah Gülen'in Gönüllüler Hareketi'ni inceliyorum. Türkiye'de Said Nursi ve Fethullah Gülen cami hocası gibi algılanıyor. Said Nursi'nin kitaplarına bakıyorum, cami hocasının elinden çıkmış gibi değil. Fethullah Gülen'in eğitim faaliyetlerine bakıyorum yine cami hocasının yapabileceği işler değil.

Said Nursi Van'da bir mağaradan yola çıkıyor! Fethullah Gülen İzmir'de bir cami penceresinden!

SORU : Fethullah Gülen Hocaefendi bir yazısında ; "Yahudileri ve Hıristiyanları kınayan ve azarlayan âyetler ya Hazret-i Muhammed (A.S.M) döneminde yaşayan ya da kendi peygamberlerleri döneminde yaşayan bazı Yahudi ve Hıristiyanlar hakkındadır.” ( M.Fethullah Gülen - Küresel Barışa Doğru, s.45)Bu nasıl mümkündür ? Kur'an-ı Kerim Kıyamete kadar geçerli değilmidir ?

Hizmet dünyada, ücret ukbada

Cuma, 30 Aralık 2011 16:21 Yayınlandığı yer KÜRSÜ

Maddî-manevî füyûzât hislerinden fedakarlıkta bulunan bir hizmet kervanı, yaşadığı hayat boyunca, dünya zevki namına bir şey bilmeyen bir kervandır.

Başkalarını mesut etme uğruna kendi haz ve lezzetlerinden fedakârlıkta bulunan böyle bir kervanın yolcuları, elbette hizmette önde, ücrette geride bulunacaklardır. Nefislerin buna razı olmaması ise bazı arızalardan kaynaklanmaktadır. Bu arızaları şöyle sıralayabiliriz:

Birincisi, fikir ve tefekkür hayatında sık sık bir ameliyyat-ı cerrahiye görülmemesi.

Sayfa 1 / 7

Gönüllüler Sayfamız

Hakkımızda

Yeri olmadığı halde konuşmayı kendine ilke edinip, erdem insan olma vasfına vakıf olamayanlara; yeri gelmişken susmayarak en güzel bir hasletin örneğini göstermek için gönüllerini adamış,
hakkın rızasını kazanmayı kendilerine ilke edinmiş,
kendi nefslerinin savcısı, hakikatin avukatları olmaya namzet,
karalamalara tahammülleri olmayan,
anti propagandalara cevap vermeyi kendilerine "ulvi bir vazife" sayan gençleriz...

Gönül Bağlarımız