Hocaefendi'nin diyalog konulu konferansa gönderdiği mesaj

Genc Adam

EZAN - DİYALOĞUN MEYVESİ

OSMANLI VE ECDADA SAYGI

SEVGİ DİLİNİ HAYAL EDİN

MUHTEŞEM YÜZYIL'A TEPKİ

A+ R A-
16 Eki

Hocaefendi'nin diyalog konulu konferansa gönderdiği mesaj

Oy ver
(0 oy)

Fethullah Gülen'in Chicago'daki Niyagara Vakfı Tarafından 10-11 Kasım 2005'te Düzenlenen "Yeni Bin Yılda Dinlerarası Diyaloğa Doğru: Ortak Paydayı Bulma" Konferansına Gönderdiği Mesaj


“Yeni Milenyumda Dinlerarası Diyalog ve Ortak Değerlerde Buluşma” başlığı altında “Chicago Kültürler ve Dinler arası Diyalog Sempozyumu”nu düzenleyen Niyagara Vakfı’nın değerli üyeleri, bu önemli sempozyuma destek veren organizasyonların ve eğitim kurumlarının saygıdeğer temsilcileri, tebliğleriyle iştirak eden kıymetli ilim adamları ve aziz misafirler,

Amerika’nın değişik yerlerinden, Avrupa’dan ve Türkiye’den gelerek kültürler ve dinler arası barış köprüleri kurulması istikametindeki çalışmaları akademik olarak ele alan aydınlara ve onlara destek olanlara dünya barışına katkılarından dolayı ilim, irfan ve insanlık adına teşekkürlerimi arz ediyorum.

Öyle ümit ediyorum ki, yeni milenyum önceki asırlardan daha huzurlu bir dünyaya gebedir. Zira, aynı kökten geldikleri, aynı temel esaslara sahip bulundukları, aynı kaynaktan beslendikleri halde, asırlarca rakip dinler gibi yaşamış bulunan İslam, Hıristiyanlık ve Musevilik arasında başlayan, hatta eski Hind ve Çin dinlerini de içine alacak şekilde gelişen diyalog teşebbüsleri olumlu neticeler vermektedir.

Zannediyorum, şimdiye kadar hoşgörü ve diyalog unvanıyla sürdürdüğümüz hususa, insanî değerleri öne çıkarma, evrensel insanî değerler etrafında kümelenme, farklı anlayış, farklı inanış ve farklı düşüncelere sahip kimselerin konumuna saygılı olma hareketi demek daha uygun düşecektir.

Evrensel değerler etrafında toplanmanın vadettiği mutlu bir dünyanın imarı ve istikbalin “sulh adacıkları”nın kurulması hususunda el ele veren sizler gibi kıymetli insanların gayretleriyle bu hareketin daha da yaygınlaşarak bizi kültürlerin ve medeniyetlerin beklenen ölçüde buluşması ve uzlaşması ufkuna taşıyacağı ümidini besliyorum.

Gelecek adına böyle bir mefkureyi gerçekleştirmeye azm etmiş, burada bulunan/bulunamayan bütün düşünce mimarlarının yarınki nesillerce de hayırla yad edilecek gayretlerini takdir etmekle beraber, hastalığımın müsaade etmeyişi, küçük bir heyecanla tansiyonumun problem haline gelmesi, sizler gibi müsbet düşünen insanlarla aynı karede bulunmamı hazmedemeyen bazı kesimleri rahatsız etmeme mülahazası ve ayrıca ortaya konan aktivite ve gayretlerin yüzde birine bile sahip olamama hacaleti gibi saiklerden ötürü kalben yanında bulunduğum böyle güzide bir sempozyuma iştirak edememenin üzüntüsü içerisindeyim.

İnsanlığın merhamete, şefkate ve karşılıklı anlayışa her zamankinden daha çok muhtaç olduğu bir dönemde böylesi önemli bir sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür eder, katılımcılara başarılar diler, en derin saygı ve selamlarımı sunarım.

Fethullah Gülen

Kaynak: tr.fgulen.com, 10.11.2005

 

Son değişiklik Pazar, 16 Ekim 2011 10:56

Yorum yapın

Lütfen "Yorumu Gönder" butonuna bir defa tıklayın. Yorumunuz yönetici onayı olmaksızın yayınlanacaktır. Yorumunuzu görmek için sayfayı yenileyebilirsiniz.

(*) işareti ile belirtilmiş alanların doldurulması zorunludur.

Gönüllüler Sayfamız

En Son Eklenenler

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar

  • Resul Keleş "Ehl-i Kitapla Amentüde İttifakımız Var" ile ne kasdedilmektedir?
    Yazan Resul Keleş

    Soru: Günümüzde itikad-i kamil noktasında İslam'dan başka bir din yokken "Ehl-i Kitapla Amentüde İttifakımız Var" sözü ile ne ifade edilmeye çalışılmaktadır?

    Bazı çevreler tarafından kasıtlı olarak saptırılan ve bir takım çevreler tarafından ise gerçek manada anlaşılmasında güçlük çekilen bu konuda, evvela bahse mevzu konunun(1) sadece "başlığı" itibari ile değerlendirilmeyip, tüm içeriği ile bir bütün olarak ele alınması, mülahaza edilmesinde fayda olacağı kanaatindeyiz.

    30
  • Dr.Emin Şimşek Hizmet için okul mu, başörtüsü mü?
    Yazan Dr.Emin Şimşek

    Soru : “Okumayı istemek ile okumamak arasında kalan bir insan ne yapmalı . Ülke ve millet adına okumak mı yararlıdır, okumamak mı' Dinin füruata ait bir meselesinde bu denli hassas olmak mı, yoksa tercihini başka istikamette kullanmak mı gerekli' Kişi kanaatı vicdaniyesi ile bu mevzuda hükmünü verip öyle davranmalıdır.

    27
  • Ömer Sevinçgül Kitap ehlini dost edinmeyin...
    Yazan Ömer Sevinçgül

    Bir ayet okudum.."ey iman edenler, yahudi ve hristiyanları dost edinmeyin. onlar birbirlerinin dostudurlar. sizden onları kim dost edinirse, kuşkusuz onlardandır. şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez." diyor... bizim rum, ermeni, yahudi komşularımız var... birbirimize gider geliriz... ayrıca, benim okulda arkadaşlarım var, kimi yahudi, kimi hristiyan... onlarla dostluk edemeyecek miyim yani..?

    22
  • Prof. Dr. Davut Aydüz Peygamber Efendimiz'in (s.a.s.) Savaşla İlgili Uygulamaları
    Yazan Prof. Dr. Davut Aydüz

    İslâm’da harp, yüce bir dava uğruna, fikir hürriyeti, düşünce hürriyeti adına, insanlığa giden yolları açma uğrunda yapılmıştır.
    Bununla beraber gerektiğinde sulha gitmeyi de ihmal etmemişlerdir. Çünkü sulh esas, harp ise tâlîdir.


    Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem), Medine’ye geldiğinde her yönden düşmanla sarılı idi;

    22
  • Prof.Dr.Suat Yıldırım Kur'ân-ı Kerim'e Göre Ehl-i Kitapla Diyalog
    Yazan Prof.Dr.Suat Yıldırım

    Zâtî sıfatlarından biri de Kelâm, yani konuşma olan Allah Tealâ kullarına değer vererek peygamberleri vasıtasıyla onlara hitap etmiştir. O, Kendisinin onlara hitabı ile yetinmeyip yaratıklarının dualarını, dileklerini dinler, onlara cevaplar verir. Böylece, iki tarafın karşılıklı konuşması demek olan diyalogu gerçekleştirir. Kelâm ilmi âlimlerinin ‘et-tenezzülatu'l-ilâhiyye ilâ ukuli'l-beşer’ dedikleri kabilden olan bu konuşmayı gerçekleştirmek için O, insanların lisanlarında bulunan kelimeleri kullanma lütfunda bulunur.

    20

Hakkımızda

Yeri olmadığı halde konuşmayı kendine ilke edinip, erdem insan olma vasfına vakıf olamayanlara; yeri gelmişken susmayarak en güzel bir hasletin örneğini göstermek için gönüllerini adamış,
hakkın rızasını kazanmayı kendilerine ilke edinmiş,
kendi nefslerinin savcısı, hakikatin avukatları olmaya namzet,
karalamalara tahammülleri olmayan,
anti propagandalara cevap vermeyi kendilerine "ulvi bir vazife" sayan gençleriz...

Gönül Bağlarımız