Hristiyan bir erkeğin Müslüman bir kadınla evlendirilmesi çarpıtması

Genc Adam

EZAN - DİYALOĞUN MEYVESİ

OSMANLI VE ECDADA SAYGI

SEVGİ DİLİNİ HAYAL EDİN

MUHTEŞEM YÜZYIL'A TEPKİ

A+ R A-
20 Eki

Hristiyan bir erkeğin Müslüman bir kadınla evlendirilmesi çarpıtması

Oy ver
(1 Oy)

Soru: Diyalog uğruna, Hıristiyan bir erkeğin Müslüman bir Hanım ile evlendirilmesini teşvik etmişsiniz? Bu Şer'an haram değilmi?

El-Cevap: Yeni Mesaj gazetesinde yayınlanan diğer birçok Köşe Yazısı gibi bu yazıda (1) hadiseyi çarpıtarak dile getirilmiştir, aslı şudur:

Sosyoloji Profesörü Lester Kurtz ile Meryem Kurtz, Şanlıurfa'daki Dinlerarası Diyalog Sempozyumu'nun konukları olarak, daha önce Resmi Nikahları Amerika'da kıyılmasına rağmen,

Hz.İbrahim (AS) doğum yeri olan Urfa'da İbrahim Camiinde, kendi istekleri üzerine Dini nikahlarının, İmam, Haham ve papazın huzurunda kıyılmasını isterler!

Sosyoloji Profesörü Lester Kurtz, yetiştiği Aile ortamında Quaker bir Hıristiyan olduğunu, Meryem ile tanıştığında, İslamiyeti benimsediğini, geçen sene bir ay Ramazan Ayında Oruç tuttuğunu, yine Ramazan ayında 5 vakit namazını aksatmadığını beyan etmesine karşın, İslamiyet'in güzellikleri ile geçmişindeki Hıristiyanlıktan kaynaklanan güzellikler arasında bir tezat görmediğini, buna istinaden kendisi 'Hem Hıristiyan hemde Müslüman' olarak nitelendirdiğini, aynı çifte vatandaşlık sistemine benzer çift dinli olarak nitelendridiğini, Kıyılan nikah öncesinde herkesin huzurunda Kelimey-i Şehadet getirerek, İsevi ve Musevi dostlarının da duaları ile İmam'ın huzurunda Dini Nikahını kıydırıyorlar. (2)

Bahsi geçen İddiaya göre 'Fethullah Gülen hareketinin Hrıstiyan erkeklerle müslüman kadınların evliliğini meşru görerek Vatikan'ın emellerini gerçekleştirmeye katkıda ' bulunmaktadır!

Halbuki:

1-) Nikahı Kıyan, Şanlıurfa Dergâh Camii İmamı Sabri Yazar, 15-18 Haziran 2000'de Harran'da yapılan hoşgörü ve diyalog toplantıları sırasında müslüman olduğunu söyleyen hrıstiyan bir erkekle müslüman bir kadının nikâhını kıyma teklifine karşı önce meseleyi müftülüğe havale ederek ilgili tarafın müslüman olduğuna dair resmî bir belgeyi kendisine getirmeleri ve resmî nikâhlarını da kıydırmaları durumunda ancak nikâh kıyabileceğini, müftülük onayından sonra ise müslüman olup İbrahim ismini alan şahsa önce kelime-i şehadeti Arapça telkin edip tekrar ettirdiğini, İngilizce tercümesinin de anında yapıldığını dolayısıyla yapılan işlemin müslüman bir erkekle müslüman bir kadının nikâhını kıymak olduğunu ifade etti. (fgulen.com, 13.03.2005)

2-) Profesör Kurtz'un, Kelimeyi Şehadet getirdiği, Ramazan ayında oruç tuttuğu ve namazını kıldığını beyan etmesi zahiren o kişinin Müslüman olduğunun kanıtı olmasına rağmen aksini iddia etmek, paranoyak bir arayışın göstergesinde başka bir şey ifade edebilirmi?

3-) Kurtz Ailesini, Dinler Arası Diyalog faaliyetleri biraraya getirip evlendirmediği ortada iken ve bahse konu Nikah Törenini teşvik eden hiç bir Kurum veya Kuruluş ortada yok iken, nasıl oluyorda Gülen Hareketinin bu işe organize ettiği veya teşvik ettiği iftirasına sarılınabiliniyor?

4-) İslam dini, kendisine iman eden kişilerden, geçmiş dinlerindeki güzellikleri terk etmesini istemiyor, sadece kendisini İslamın İtikadına, Farz ve Haramlarına göre tadil etmesini emrediyor.(3) Hatta buna istinaden Hristiyan bir insanın, kendisini İslamın emir ve yasaklarına göre tekmil ettiğinde, bu insanların 'İsevi Müslüman' olarak nitelendirilemesinde bir bahis yoktur! (4) Profesör Luster'in, 'hem Hıristiyan hemde Müslümanım' ifade şeklinden, İsevi bir Müslüman olduğunu anlatmaya çalıştığı ortadadir! Yoksa bir insanın hem Hırsitiyan olup Hatem-ül Enbiya Hz.Muhammedi (SAV) kabul etmemesi, hemde Kelimeyi Şehadet getirip kabul ettiğini belirtmesi mümkün olmadığına göre, bu ifadeyi başka yönlere çekmek insaf ile bağdaşmamaktadır! Kıldığı Namaz ve tuttuğu Oruçu neye göre tutmuştur, acaba? Elbette, İslamiyete göre! O halde zahiren Kelime-yi Şehadet getiren bir insanı, mümin olmadığını iddia edemeyiz!

5-) İslami esaslara uygun olarak kıyılan bir Nikah töreninde, Kelime-yi Şehadet getirdiği ve Müslüman olduğu bilinen kadın ve erkeğin, bir talebte bulunarak diğer dinlere mensub insanların huzurunda ve onların da kendi inançlarına göre dua etmesini istemesi, Nikahın Sahihliğine gölge düşürmez! Çünkü neticede Dini merasimi kıyan Müslüman bir İmamdır! Selçuklu Sultanı Melikşah'ın (5) ve meşhur Müçtehit İmamı Evzai 'nin (6) , cenaze törenlerinde Hırsitiyanların katıldığı, onlarında dua ettiği bilinmektedir. Cenazeyi kıldıran madem bir Müslüman İmamdır, cenaze sahihtir!

6-) Son olarak, Zaman Gazetemize buhaberi hazırlayan Muhabir arkadaşın, yazının içeriğinde 'Hıristiyan Lester Kurtz ile gazeteci Müslüman Meryem Kurtz'un nikahları' şeklinde Haber yapmış olması, yanlış anlamalara sebebiyet vermesi yönünden bir tecrübe eksikliğini anımsatmaktadır! Hakkaniyeti gözönünde bulundurulması açısından, bunu da dile getirmekte fayda mülahaza ediyoruz.


Neticede, Aslı Astarı incelenmeden, su-i zan havariliği yapmaya gönüllü, Hasedleri İmanlarının Önünde kardeşlerimizin bu iddiasıda, diğer tüm İddiaları gibi 'Dağ fare doğurmuştur ' niteliğindedir. 10 yıldır faal olan bu ve benzeri Gazetelerin, Kendilerini müslüman olarak addetmelerine karşın, İslam'a yakışmayan tavır ve tutumları onları 3000 Trajına geçirtmeye engel olacaktır!

Dipnotlar
(1) Yeni Mesaj, 30.05.2001, Müslüm Karabacak
(2) Zaman Gazetesi 15.04.2000
(3) Bediüzzaman Said Nursi, İşaratü'l-İ'caz, Sayfa 52
(4) Bediüzzaman Said Nursi,Mektubat, sy.426
(5) Osman Turan, Türk Cihan hakimiyeti mefkuresi tarihi,
İst.1979,I, sy.288-289
(6) Tarih boyunca Dinler Arası Diyalog, Prof.Dr.Davut Aydüz

 

Son değişiklik Perşembe, 20 Ekim 2011 21:36

5 yorumlar

  • beytullah çiçen

    MESELE ŞU:zaman gazetesi bir kişinin elinden çıkmıyor herhalde.yol geçen hanı hiç değil.böyle kurumsallaşmış türkiyenin en büyük gazetesi böyle vahim hatayı nasıl yapar.hüsnü zan ile müslüman kardeşimize inanalım peki herhangi özür ve düzeltme? kardeşim hocaefendi şöyle buyuruyor:suizan yapmak günah,suizana sebebiyette hatadır. bu konu bu kadar hassasken doğrusunda büyük mükafat yanlışında(itikad) imanı zedelerken kardeşlerimiz dikkatli olmalı.uyarmakta biz kardeşlerinizin görevi.

    beytullah çiçen Pazar, 29 Ocak 2012 01:38 Yorum Bağlantısı
  • Çakır

    Ben Lester Kurtz' a kendi beyanı öyle olduğu (teslisi red ettiği, peygamberimizi kabul ettiği) için ben ona müslüman diyorum. Diyelimki bunda yanılıyorum ne kaybederim. Sadece bir insana hüsnüzan beslediğim için sevap. Ama ya siz yanılıyorsanız ne kaybedersiniz hiç düşündünüz mü? İman şartlarının tamamını yerine getiren, namaz kılan ve oruç tutan hayatını bir müslüman nasıl yaşıyorsa öyle yaşayan, müslüman olmuş bir hristiyana kafir dediğiniz için kafir olursunuz...

    İslam âlimleri buyuruyor ki:
    Küfür isnadı, iki başlı ok gibidir. Oku atınca, karşı taraf kâfirse orada kalır, şayet değilse, ok geri döner sahibini vurur, yani söyleyen kâfir olur.
    Fıkıh kitaplarında da, kendisine kâfir denilen kimse, kâfir değilse, Müslüman ise, söyleyenin kâfir olacağı bildiriliyor. Bir hadis-i şerif meali de şöyledir: (Mümine kâfir diyenin, kendisi kâfir olur.) [Buhari]

    Lester Kurtz, Hz İsa (a.s.) ve ortak ahlaki değerleri red etmek zorunada kalmadığını ifade etmek tam doğru bir ifade olmasa da kendisini 'Hem Hıristiyan hemde Müslüman' olarak nitelendiriyor. Hem teslisi hem tevhidi kabul ediyorum demiyor ki bu ifadesi çifte dinlilik olarak anlaşılabilsin.

    Çakır Salı, 24 Ocak 2012 13:25 Yorum Bağlantısı
  • Erkam

    Kardeş bu zihniyet, hoca camiye pislese pasta diye yutturma zihniyetinden farksız. Her ne iş olsa savunuyorlar. İyi ki sayınız çok. ABD sizden daha güçlü demek ki daha doğru yolda. Hristiyanlar müslümanlardan daha fazla hadi hepimiz hristiyan olalım. Bu mudur yani?
    Tiraj 3000. Zaman ilk çıktığında kaç satıyordu? Sürü mantığı. Bir çoban, gerisi koyun. Kafasını kaldırana sayımız çok doğru yoldasın indir başını diyorlar. En öndeki uçuruma atlasa hep beraber...

    Erkam Salı, 24 Ocak 2012 01:18 Yorum Bağlantısı
  • Erhan KIRMIZI

    İsevi müslüman olur.Fakat hem hristiyan hem müslüman olmaz.Her şeye rağmen,15 Nisan 2000 tarihindeki o gazete haberi yanlış anlaşılmaya müsaitti.O tarihte bu haber için Zaman gazetesinden ismini hatırlayamadığım bir yetkili ile telefonda görüştüğümde böyle bir evliliğin olabileceğini savunmuştu.Her neyse buradaki açıklamalar yanlış anlamaları izale etmek için yeterli görünüyor.

    Erhan KIRMIZI Pazar, 06 Kasım 2011 20:04 Yorum Bağlantısı
  • Ishak Arslan

    S.a.
    Lester Kurtz ile ilgili internette basit bir araştırma yaptımı herşey ortaya çıkıyor neden hala savunuyosunuz, örneğin facebook sayfası linkedin sayfası, google a adını yazdımı tamam, gerçekten anlamakta güçlük çekiyorum sizi.

    Ishak Arslan Cuma, 21 Ekim 2011 11:08 Yorum Bağlantısı

Yorum yapın

Lütfen "Yorumu Gönder" butonuna bir defa tıklayın. Yorumunuz yönetici onayı olmaksızın yayınlanacaktır. Yorumunuzu görmek için sayfayı yenileyebilirsiniz.

(*) işareti ile belirtilmiş alanların doldurulması zorunludur.

Gönüllüler Sayfamız

En Son Eklenenler

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar

  • Resul Keleş "Ehl-i Kitapla Amentüde İttifakımız Var" ile ne kasdedilmektedir?
    Yazan Resul Keleş

    Soru: Günümüzde itikad-i kamil noktasında İslam'dan başka bir din yokken "Ehl-i Kitapla Amentüde İttifakımız Var" sözü ile ne ifade edilmeye çalışılmaktadır?

    Bazı çevreler tarafından kasıtlı olarak saptırılan ve bir takım çevreler tarafından ise gerçek manada anlaşılmasında güçlük çekilen bu konuda, evvela bahse mevzu konunun(1) sadece "başlığı" itibari ile değerlendirilmeyip, tüm içeriği ile bir bütün olarak ele alınması, mülahaza edilmesinde fayda olacağı kanaatindeyiz.

    30
  • Dr.Emin Şimşek Hizmet için okul mu, başörtüsü mü?
    Yazan Dr.Emin Şimşek

    Soru : “Okumayı istemek ile okumamak arasında kalan bir insan ne yapmalı . Ülke ve millet adına okumak mı yararlıdır, okumamak mı' Dinin füruata ait bir meselesinde bu denli hassas olmak mı, yoksa tercihini başka istikamette kullanmak mı gerekli' Kişi kanaatı vicdaniyesi ile bu mevzuda hükmünü verip öyle davranmalıdır.

    27
  • Ömer Sevinçgül Kitap ehlini dost edinmeyin...
    Yazan Ömer Sevinçgül

    Bir ayet okudum.."ey iman edenler, yahudi ve hristiyanları dost edinmeyin. onlar birbirlerinin dostudurlar. sizden onları kim dost edinirse, kuşkusuz onlardandır. şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez." diyor... bizim rum, ermeni, yahudi komşularımız var... birbirimize gider geliriz... ayrıca, benim okulda arkadaşlarım var, kimi yahudi, kimi hristiyan... onlarla dostluk edemeyecek miyim yani..?

    22
  • Prof. Dr. Davut Aydüz Peygamber Efendimiz'in (s.a.s.) Savaşla İlgili Uygulamaları
    Yazan Prof. Dr. Davut Aydüz

    İslâm’da harp, yüce bir dava uğruna, fikir hürriyeti, düşünce hürriyeti adına, insanlığa giden yolları açma uğrunda yapılmıştır.
    Bununla beraber gerektiğinde sulha gitmeyi de ihmal etmemişlerdir. Çünkü sulh esas, harp ise tâlîdir.


    Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem), Medine’ye geldiğinde her yönden düşmanla sarılı idi;

    22
  • Prof.Dr.Suat Yıldırım Kur'ân-ı Kerim'e Göre Ehl-i Kitapla Diyalog
    Yazan Prof.Dr.Suat Yıldırım

    Zâtî sıfatlarından biri de Kelâm, yani konuşma olan Allah Tealâ kullarına değer vererek peygamberleri vasıtasıyla onlara hitap etmiştir. O, Kendisinin onlara hitabı ile yetinmeyip yaratıklarının dualarını, dileklerini dinler, onlara cevaplar verir. Böylece, iki tarafın karşılıklı konuşması demek olan diyalogu gerçekleştirir. Kelâm ilmi âlimlerinin ‘et-tenezzülatu'l-ilâhiyye ilâ ukuli'l-beşer’ dedikleri kabilden olan bu konuşmayı gerçekleştirmek için O, insanların lisanlarında bulunan kelimeleri kullanma lütfunda bulunur.

    20

Hakkımızda

Yeri olmadığı halde konuşmayı kendine ilke edinip, erdem insan olma vasfına vakıf olamayanlara; yeri gelmişken susmayarak en güzel bir hasletin örneğini göstermek için gönüllerini adamış,
hakkın rızasını kazanmayı kendilerine ilke edinmiş,
kendi nefslerinin savcısı, hakikatin avukatları olmaya namzet,
karalamalara tahammülleri olmayan,
anti propagandalara cevap vermeyi kendilerine "ulvi bir vazife" sayan gençleriz...

Gönül Bağlarımız