YAZI DİZİLERİ

Genc Adam

EZAN - DİYALOĞUN MEYVESİ

OSMANLI VE ECDADA SAYGI

SEVGİ DİLİNİ HAYAL EDİN

MUHTEŞEM YÜZYIL'A TEPKİ

A+ R A-
YAZI DİZİLERİ
YAZI DİZİLERİ

YAZI DİZİLERİ (37)

Koca Reis Muhsin Yazıcıoğlu'na Üç yıl önce bu gün; "Hoşça kalın! Ben gidiyorum," diyerek atını karlı dumanlı dağlara sürdün.

Keş Dağları'na karanlık çökünce de; "Ey dağlar! Beni bırakmayın. Ben bu mor dağların maralıyım, bana sizin bağrınızda ölmek yaraşır" dedin ve karları bir yorgan gibi üzerine çekiverdin.

Diyalog Avrasya'nın Kuzguncuk'taki itina ile döşenmiş tarihi binasında birkaç kadim dostla birlikte otururken sohbetimizin ortasına bir gül gibi yine sen düştün.

Salı, 27 Mart 2012 00:00
Yayınlandığı yer YAZI DİZİLERİ
Yazan Harun Tokak
Devamını oku... 0

Güzergâh emniyeti ne demektir? Hem şahsımız, hem de şahs-ı mânevî açısından, güzergâh emniyetinin esasları nelerdir?

Farsça’dan dilimize girmiş olan güzergâh kelimesi, yol ve şehrah mânâlarına gelir. Fakat güzergâh, daha ziyade bir insanın gitmesi gerekli olan yere, varması icap eden hedefe onu ulaştıran yol demektir. Bu hedefler bazen dünyevî, bazen de uhrevî olur. Ancak, dünyevî hedefler, inanmış bir insan için asıl gaye ve maksat olamayacağından, o, bu hedef ve gayeleri dahi sonsuzluk yolunda uhrevîlik hesabına değerlendirir.

Pazartesi, 09 Ocak 2012 15:51
Yayınlandığı yer YAZI DİZİLERİ
Yazan M.Fethullah Gülen
Devamını oku... 0

Çok uzak yerlerden geldiniz. Bu kadar uzak mesafelerden benim gibi bir kıtmîri dinlemeye gelmeniz, çektiğiniz onca sıkıntı ve meşakkate değmediği bir gerçek. Bununla beraber, Rabbim niyetlerinizin derinliğine göre muamelede bulunsun..! Aşk u şevk ihsan etsin..! Geliş ve gidişinizi boşa çıkarmasın..!

Yıllardan beri bu türlü teklifler karşısında hep kendimi sorgulamışımdır. “Sen de kimsin, ne oluyorsun, ne anlatacaksın ki bu insanlara faydalı olasın?” İnanın hep böyle düşünmüş, böyle konuşmuşumdur. Ama hüsnüteveccühleri, yapılan onca ısrarı da aşamamış ve kendimi hep bu türlü kalabalıklar karşısında bulmuşumdur.

Perşembe, 05 Ocak 2012 11:57
Yayınlandığı yer YAZI DİZİLERİ
Yazan M.Fethullah Gülen
Devamını oku... 0

Biz, misyonerin bilgili Müslüman'ı etkileyerek Hıristiyanlaştırabileceğine inanmamaktayız. Bize öyle geliyor ki bakkaldan aldığı ekmeği yolunu şaşırmadan evine götürebilecek kadar aklı, mantığı, ilmi olan bir Müslüman, misyoner karşısında önce şu net soruları sormaktan kendini alamaz ve der ki: - Müslüman, Hıristiyan olunca neyi kazanacak? Hangi eksiğini tamamlayacak? Hangi gerçek, Müslümanlıkta yok da Hıristiyanlıkta var ki Müslüman, Hıristiyan olsun da o gerçeği orada bulsun? Yok böyle bir eksiği Müslüman'ın. Öyle ise ne için Hıristiyan olacak Müslüman? Sebep ne? Misyonerlerin Müslüman'a teklifleri inanç yönünde olacak da diyeceklerse ki:

Pazar, 25 Aralık 2011 00:27
Yayınlandığı yer YAZI DİZİLERİ
Yazan Ahmet Şahin
Devamını oku... 0

Herkes, kendi davranışları, kendi sözleri, kendi tavırları ile kendi karakterini sergiler. Bu açıdan biz, bizi seven-sevmeyen herkese kendimiz gibi davranmak zorundayız. Me­selâ, çoğu zaman ben, bize küfreden insanlara bile, “bey”, “efendi” tabirlerini kullanarak hitap etmişimdir. Bu, bizim üs­lûbumuzdur. Bizler üslûbumuzdan taviz vererek, bulunduğumuz konumdan aşağıya inemeyiz. Unutmayalım ki “Gelen konar, göçen gider.” fakat, biz üslûp ve duygularımızla kalır ve müessiriyetimizi de devam ettiririz.

Salı, 20 Aralık 2011 13:09
Yayınlandığı yer YAZI DİZİLERİ
Yazan M.Fethullah Gülen
Devamını oku... 0

Değişik vesilelerle, İslâm’ı en güzel şekilde yaşayan kimselerin sofîler olduğu ifade edilmişti. Bu sözden maksat nedir ve bu ifadede nazara verilen kalb ve ruh kahramanlarının genel özellikleri nelerdir?

Soruya geçmeden önce önemli bir hususu hatırlatmakta fayda var. Kim olursa olsun, hiç kimsenin Müslümanlığı asla hafife alınmamalıdır. Mebdeden müntehaya kadar herkesin, İslâm adına ortaya koyduğu ameller nezd-i ulûhiyette makbul olabilir. Daha başta kelime-i tevhid ve kelime-i şehâdet Cennet’in kapısını açan sırlı birer anahtar gibidir. Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem):

Salı, 20 Aralık 2011 12:59
Yayınlandığı yer YAZI DİZİLERİ
Yazan M.Fethullah Gülen
Devamını oku... 0

Geçmişte olduğu gibi günümüzde de, toplum tabakalarının hemen her kesiminden İslâm’a olan teveccüh artmaktadır. İslâm’ı seçenler arasında entelektüel mânâda, okumuş aydın kesim ise ilk sırayı almaktadır. Tabiî mesleklerinde zirve sayılan bu insanların birden “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” demeleri, çevrede büyük bir yankı uyarıp, İslâm’a katılımları hızlandırmaktadır. Bu aslında, hem onlar adına hem de İslâm adına sevindirici bir husustur.

Pazartesi, 12 Aralık 2011 00:02
Yayınlandığı yer YAZI DİZİLERİ
Yazan M.Fethullah Gülen
Devamını oku... 0

Müsbet hareketin, okuduğumuz ve az dahi olsa aşina olduğumuz kitaplar ve bize ait terminoloji açısından mânâsı şudur: Müsbet hareket, insanın, “Benim yolum, hizmet metodum güzeldir.” duygu ve düşüncesiyle mesleğinin muhabbetiyle yaşaması ve asla gönlünde başkalarına adâvete (düşmanlığa) yer vermemesidir.

Aslında, kendi mesleğine bağlılığını canlı tutup ve kendi mesleğinin sevgisini başka gönüllere ulaştırıp onlarda alaka uyaracağına, başkalarının mesleğini yıkmakla meşgul olan bir insan, menfi hareket ediyor demektir.

Cumartesi, 10 Aralık 2011 00:31
Yayınlandığı yer YAZI DİZİLERİ
Yazan M.Fethullah Gülen
Devamını oku... 0

SORU:Türkiye'de farklı kesimler arasındaki diyaloglarda takınılacak tavır nasıl olmalıdır?

Aslında bu soruya bir tek cümleyle cevap vermem istenseydi kendi esnekliği içinde Muhammedî ruh ve mânâya sahip olmalıyız' derdim. Yine de öyle demiş olalım; sonra anlatılan şeyler de onun tafsili sayılsın.

Kur'ân ve Sünnet'e bu zaviyeden bakınca, konuyla alâkalı birçok âyet ve hadis bulmak mümkündür.

Pazartesi, 28 Kasım 2011 23:35
Yayınlandığı yer YAZI DİZİLERİ
Yazan M.Fethullah Gülen
Devamını oku... 0

I. Bölüm: Milletimizin Karakteri ve Tarihi Geçmişimiz
Tarihi ve Milli Özelliklerimiz[1]
Bir zamanlar bizim dünyâmız, kendine has renk ve ışıkları, güzellik ve derinlikleriyle müşahedesine doyum olmayan bir meşher ve başlı başına bir kültür; bir medeniyet ülkesiydi. Bu ülkede hayat o kadar sıcak ve yumuşak, o kadar câzip ve imrendirici idi ki, buraya, cihânın dört bir yanından hac kafileleri gibi kervanlar teşkil edilir ve onun yamaçlarında tenezzühe koşulurdu. Onu tanıyamamış olanlar, her bucakta ve her köşe başında ayrı bir sürprizle büyülenir gider; ona ait ihtişam ve güzellikleri tanıma fırsatını bulanlar da bir daha bu cazibe ikliminden ayrılmak istemezlerdi.

Salı, 22 Kasım 2011 11:26
Yayınlandığı yer YAZI DİZİLERİ
Yazan M.Fethullah Gülen
Devamını oku... 0

Gönüllüler Sayfamız

En Son Eklenenler

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar

  • Resul Keleş "Ehl-i Kitapla Amentüde İttifakımız Var" ile ne kasdedilmektedir?
    Yazan Resul Keleş

    Soru: Günümüzde itikad-i kamil noktasında İslam'dan başka bir din yokken "Ehl-i Kitapla Amentüde İttifakımız Var" sözü ile ne ifade edilmeye çalışılmaktadır?

    Bazı çevreler tarafından kasıtlı olarak saptırılan ve bir takım çevreler tarafından ise gerçek manada anlaşılmasında güçlük çekilen bu konuda, evvela bahse mevzu konunun(1) sadece "başlığı" itibari ile değerlendirilmeyip, tüm içeriği ile bir bütün olarak ele alınması, mülahaza edilmesinde fayda olacağı kanaatindeyiz.

    30
  • Dr.Emin Şimşek Hizmet için okul mu, başörtüsü mü?
    Yazan Dr.Emin Şimşek

    Soru : “Okumayı istemek ile okumamak arasında kalan bir insan ne yapmalı . Ülke ve millet adına okumak mı yararlıdır, okumamak mı' Dinin füruata ait bir meselesinde bu denli hassas olmak mı, yoksa tercihini başka istikamette kullanmak mı gerekli' Kişi kanaatı vicdaniyesi ile bu mevzuda hükmünü verip öyle davranmalıdır.

    27
  • Ömer Sevinçgül Kitap ehlini dost edinmeyin...
    Yazan Ömer Sevinçgül

    Bir ayet okudum.."ey iman edenler, yahudi ve hristiyanları dost edinmeyin. onlar birbirlerinin dostudurlar. sizden onları kim dost edinirse, kuşkusuz onlardandır. şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez." diyor... bizim rum, ermeni, yahudi komşularımız var... birbirimize gider geliriz... ayrıca, benim okulda arkadaşlarım var, kimi yahudi, kimi hristiyan... onlarla dostluk edemeyecek miyim yani..?

    22
  • Prof. Dr. Davut Aydüz Peygamber Efendimiz'in (s.a.s.) Savaşla İlgili Uygulamaları
    Yazan Prof. Dr. Davut Aydüz

    İslâm’da harp, yüce bir dava uğruna, fikir hürriyeti, düşünce hürriyeti adına, insanlığa giden yolları açma uğrunda yapılmıştır.
    Bununla beraber gerektiğinde sulha gitmeyi de ihmal etmemişlerdir. Çünkü sulh esas, harp ise tâlîdir.


    Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem), Medine’ye geldiğinde her yönden düşmanla sarılı idi;

    22
  • Prof.Dr.Suat Yıldırım Kur'ân-ı Kerim'e Göre Ehl-i Kitapla Diyalog
    Yazan Prof.Dr.Suat Yıldırım

    Zâtî sıfatlarından biri de Kelâm, yani konuşma olan Allah Tealâ kullarına değer vererek peygamberleri vasıtasıyla onlara hitap etmiştir. O, Kendisinin onlara hitabı ile yetinmeyip yaratıklarının dualarını, dileklerini dinler, onlara cevaplar verir. Böylece, iki tarafın karşılıklı konuşması demek olan diyalogu gerçekleştirir. Kelâm ilmi âlimlerinin ‘et-tenezzülatu'l-ilâhiyye ilâ ukuli'l-beşer’ dedikleri kabilden olan bu konuşmayı gerçekleştirmek için O, insanların lisanlarında bulunan kelimeleri kullanma lütfunda bulunur.

    20

Hakkımızda

Yeri olmadığı halde konuşmayı kendine ilke edinip, erdem insan olma vasfına vakıf olamayanlara; yeri gelmişken susmayarak en güzel bir hasletin örneğini göstermek için gönüllerini adamış,
hakkın rızasını kazanmayı kendilerine ilke edinmiş,
kendi nefslerinin savcısı, hakikatin avukatları olmaya namzet,
karalamalara tahammülleri olmayan,
anti propagandalara cevap vermeyi kendilerine "ulvi bir vazife" sayan gençleriz...

Gönül Bağlarımız