Murat Türker’e samimane bir çağrı

Genc Adam

EZAN - DİYALOĞUN MEYVESİ

OSMANLI VE ECDADA SAYGI

SEVGİ DİLİNİ HAYAL EDİN

MUHTEŞEM YÜZYIL'A TEPKİ

A+ R A-
28 Kas

Murat Türker’e samimane bir çağrı

Oy ver
(1 Oy)

Meşhur bir “Kazık” hikayesi vardır: "Bir Köylü nehirden su almak için yanında getirdiği bineğini bağlama düşüncesiyle bir kazık çakar. İleride başkaları da bu kazıktan istifade eder niyetiyle…. Daha sonra yine nehirden su almak için gelen bir başka köylünün ayağına takılır malum kazık ve söker atar onu yerden. İleride başkasının ayağına takılmasın niyetiyle.."

Karakalem.net sitesinin değerli yazarlarından , uhuvvet ve tefani sırrına değer veren Sayın Murat Türker Bey’in , Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni  Muhterem Ekrem Dumanlı Bey’e yönelik birtakım eleştirisel yazısı tarafımıza gönderilince yukarıda bahsettiğim hikayeyi anımsadım.

Aynı mesele, birbirlerine 180 derece zıt bir şekilde tahakkuk ettirilse bile , “Ameller Niyetlere göredir” sırrınca “Doğru” olabilir. Birbirine Zıt amellerin , niyetler noktasında Allah katında değersiz olduğuna kim hükmedebilir ?

Murat Bey'in halisane kaleme aldığı yazısının kendi perspektifinde doğruluk arz etmesi , Ekrem Bey'in yaklaşım şeklinin yanlışlığına delil teşkil etmez.Bizler farklı adımları , hüsn-ü zan çerçevesinde -muhatabın niyetini okuma talihsizliğine düşmeden- bakmadığımız müddetçe Hakiki Manada iman etmiş sayılmayız. Evet , kendi nefislerinin hata ve kusurları ile meşgul olmayıp yeterince murakebe kıstasına vurmayanların  , "Nehy-i anil münker" şemsiyesi altında eleştiri hastalığına düçar olmalarına şaşmamak lazım gelir.

Nur mesleğine göre ; görülen Akrepi eleştirirken iki mülahaza kesinlikle düstur edinilmelidir :


1-) Akrep olarak gördüğü çirkinlikleri dile gitirirken , kendi sırtında daha büyük akrep olabileceği ve muhatabında akrep olarak gördüğü yanlışın kendi bakış bulanıklığından kaynaklanabileceği mülahazasını aklından çıkarmamak;

2-) Bahse konu Akrepleri deşifre ederken bunu alenen değil , muhataba bizzat veya ulaşma sorunu varsa ona yakın bir çevresi yoluyla ulaştırmak olmalıdır ….



Eminim , Ekrem Bey bahse konu eleştirileri göz önünde bulundurarak sırtındaki nesnenin “akrep” mi yoksa uzaktan akrebe benzer “dikenli bir gül”mü olduğunu kendi nefsinde murakebe kıstasına vuracak  , Murat Bey’de bir sonraki akreb endişeli mülahazalarında bahse konu düsturları , Aziz Üstadımız hatırına dikkate alacaktır.

 

Son değişiklik Pazartesi, 28 Kasım 2011 23:56
Bu kategorideki diğerleri: « Kastomonu Lahikası'ndan

1 Yorum

  • hüseyin

    murat hocam (abi ) ya katılıyorum cenab-ı mevla böyle nur talebelerinin sayısını artırsın

    hüseyin Salı, 03 Ocak 2012 18:23 Yorum Bağlantısı

Yorum yapın

Lütfen "Yorumu Gönder" butonuna bir defa tıklayın. Yorumunuz yönetici onayı olmaksızın yayınlanacaktır. Yorumunuzu görmek için sayfayı yenileyebilirsiniz.

(*) işareti ile belirtilmiş alanların doldurulması zorunludur.

Gönüllüler Sayfamız

En Son Eklenenler

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar

  • Resul Keleş "Ehl-i Kitapla Amentüde İttifakımız Var" ile ne kasdedilmektedir?
    Yazan Resul Keleş

    Soru: Günümüzde itikad-i kamil noktasında İslam'dan başka bir din yokken "Ehl-i Kitapla Amentüde İttifakımız Var" sözü ile ne ifade edilmeye çalışılmaktadır?

    Bazı çevreler tarafından kasıtlı olarak saptırılan ve bir takım çevreler tarafından ise gerçek manada anlaşılmasında güçlük çekilen bu konuda, evvela bahse mevzu konunun(1) sadece "başlığı" itibari ile değerlendirilmeyip, tüm içeriği ile bir bütün olarak ele alınması, mülahaza edilmesinde fayda olacağı kanaatindeyiz.

    30
  • Dr.Emin Şimşek Hizmet için okul mu, başörtüsü mü?
    Yazan Dr.Emin Şimşek

    Soru : “Okumayı istemek ile okumamak arasında kalan bir insan ne yapmalı . Ülke ve millet adına okumak mı yararlıdır, okumamak mı' Dinin füruata ait bir meselesinde bu denli hassas olmak mı, yoksa tercihini başka istikamette kullanmak mı gerekli' Kişi kanaatı vicdaniyesi ile bu mevzuda hükmünü verip öyle davranmalıdır.

    27
  • Ömer Sevinçgül Kitap ehlini dost edinmeyin...
    Yazan Ömer Sevinçgül

    Bir ayet okudum.."ey iman edenler, yahudi ve hristiyanları dost edinmeyin. onlar birbirlerinin dostudurlar. sizden onları kim dost edinirse, kuşkusuz onlardandır. şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez." diyor... bizim rum, ermeni, yahudi komşularımız var... birbirimize gider geliriz... ayrıca, benim okulda arkadaşlarım var, kimi yahudi, kimi hristiyan... onlarla dostluk edemeyecek miyim yani..?

    22
  • Prof. Dr. Davut Aydüz Peygamber Efendimiz'in (s.a.s.) Savaşla İlgili Uygulamaları
    Yazan Prof. Dr. Davut Aydüz

    İslâm’da harp, yüce bir dava uğruna, fikir hürriyeti, düşünce hürriyeti adına, insanlığa giden yolları açma uğrunda yapılmıştır.
    Bununla beraber gerektiğinde sulha gitmeyi de ihmal etmemişlerdir. Çünkü sulh esas, harp ise tâlîdir.


    Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem), Medine’ye geldiğinde her yönden düşmanla sarılı idi;

    22
  • Prof.Dr.Suat Yıldırım Kur'ân-ı Kerim'e Göre Ehl-i Kitapla Diyalog
    Yazan Prof.Dr.Suat Yıldırım

    Zâtî sıfatlarından biri de Kelâm, yani konuşma olan Allah Tealâ kullarına değer vererek peygamberleri vasıtasıyla onlara hitap etmiştir. O, Kendisinin onlara hitabı ile yetinmeyip yaratıklarının dualarını, dileklerini dinler, onlara cevaplar verir. Böylece, iki tarafın karşılıklı konuşması demek olan diyalogu gerçekleştirir. Kelâm ilmi âlimlerinin ‘et-tenezzülatu'l-ilâhiyye ilâ ukuli'l-beşer’ dedikleri kabilden olan bu konuşmayı gerçekleştirmek için O, insanların lisanlarında bulunan kelimeleri kullanma lütfunda bulunur.

    20

Hakkımızda

Yeri olmadığı halde konuşmayı kendine ilke edinip, erdem insan olma vasfına vakıf olamayanlara; yeri gelmişken susmayarak en güzel bir hasletin örneğini göstermek için gönüllerini adamış,
hakkın rızasını kazanmayı kendilerine ilke edinmiş,
kendi nefslerinin savcısı, hakikatin avukatları olmaya namzet,
karalamalara tahammülleri olmayan,
anti propagandalara cevap vermeyi kendilerine "ulvi bir vazife" sayan gençleriz...

Gönül Bağlarımız