Akademik

Genc Adam

EZAN - DİYALOĞUN MEYVESİ

OSMANLI VE ECDADA SAYGI

SEVGİ DİLİNİ HAYAL EDİN

MUHTEŞEM YÜZYIL'A TEPKİ

A+ R A-
Akademik
Yayınlandığı yer KURAN VE SÜNNET PERSPEKTİFİNDE DİYALOG

Zâtî sıfatlarından biri de Kelâm, yani konuşma olan Allah Tealâ kullarına değer vererek peygamberleri vasıtasıyla onlara hitap etmiştir. O, Kendisinin onlara hitabı ile yetinmeyip yaratıklarının dualarını, dileklerini dinler, onlara cevaplar verir. Böylece, iki tarafın karşılıklı konuşması demek olan diyalogu gerçekleştirir. Kelâm ilmi âlimlerinin ‘et-tenezzülatu'l-ilâhiyye ilâ ukuli'l-beşer’ dedikleri kabilden olan bu konuşmayı gerçekleştirmek için O, insanların lisanlarında bulunan kelimeleri kullanma lütfunda bulunur.

Yayınlandığı yer KURAN VE SÜNNET PERSPEKTİFİNDE DİYALOG

Bir yanda Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında olduğu iddia edilen “Ilımlı İslam” yakıştırmaları bazı güzide Hak dostları ile anılmaya layık görülürken, diğer yandan Kur’an-ı Kerim'de masum bir insanı öldürmenin tüm insanlığı öldürmek kadar dehşet verici (1), hele hele bir mümini kasten öldürmenin şirk günahına eşdeğer sayılmasına  rağmen (2), bu terör eylemleri ile birlikte anılan insanların “Hakiki İslam”ı temsil ettiği iddiası gülünç olmaktan öteye geçmemektedir.

Yayınlandığı yer KURAN VE SÜNNET PERSPEKTİFİNDE DİYALOG

İslâm’da harp, yüce bir dava uğruna, fikir hürriyeti, düşünce hürriyeti adına, insanlığa giden yolları açma uğrunda yapılmıştır.
Bununla beraber gerektiğinde sulha gitmeyi de ihmal etmemişlerdir. Çünkü sulh esas, harp ise tâlîdir.


Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem), Medine’ye geldiğinde her yönden düşmanla sarılı idi;

Yayınlandığı yer BEDİÜZZAMAN PERSPEKTİFİNDE DİYALOG

Meşhur bir “Kazık” hikayesi vardır: "Bir Köylü nehirden su almak için yanında getirdiği bineğini bağlama düşüncesiyle bir kazık çakar. İleride başkaları da bu kazıktan istifade eder niyetiyle…. Daha sonra yine nehirden su almak için gelen bir başka köylünün ayağına takılır malum kazık ve söker atar onu yerden. İleride başkasının ayağına takılmasın niyetiyle.."

Yayınlandığı yer BEDİÜZZAMAN PERSPEKTİFİNDE DİYALOG

Şiddet-i şefkat ve rikkatten, bu kışın şiddetli soğuğuyla beraber manevî ve şiddetli bir soğuk ve musibet-i beşeriyeden bîçârelere gelen felâketler, helâketler, sefaletler, açlıklar şiddetle rikkatime dokundu.

Birden ihtar edildi ki: Böyle musibetlerde kâfir de olsa hakkında bir nevi merhamet ve mükâfat vardır ki, o musibet ona nisbeten çok ucuz düşer.

Yayınlandığı yer BEDİÜZZAMAN PERSPEKTİFİNDE DİYALOG

Şefkat yüzünden, esasât-ı İslâmiyenin haricindeki bid'at ve dalalet yollarına sapanları çeviren bir hakikattir.

Şefkat-i insaniye, merhamet-i Rabbaniyenin bir cilvesi olduğundan; elbette rahmetin derecesinden aşmamak ve Rahmeten-lil-Âlemîn Zâtın (A.S.M.) mertebe-i şefkatinden taşmamak gerektir. Eğer aşsa ve taşsa o şefkat, elbette merhamet ve şefkat değildir; belki dalâlete ve ilhada sirayet eden bir maraz-ı ruhî ve bir sakam-ı kalbîdir.

Yayınlandığı yer KÖŞE YAZILARI

Sezai Karakoç'un "Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine" başlıklı abidevi şiirindeki o meşhur "nice yorulduğum ayakkabılarımdan değil ayaklarımdan belli" dizelerinden hareketle yazdım başlığı.

Üstad'ı tanımayanlara ilk duyduklarında "imkânsız" dedirten; tanıyanların ise "hayır" diye karşılık verip gökyüzüne şapkalarını fırlattıkları ölümsüz sözlerden sadece biridir bu. Altı oğlunu Batı'ya vermiş bir babanın hüznünü, gamını, tasasını, kederini anlatan o meşhur "Masal" şiirindeki dizelere bakın isterseniz; bana hak vereceksiniz. 21 yaşında olduğu söylenir; evet, 21 yaşında iken kaleme aldığı Mona Rosa şiirine bakın, beni tasdik edeceksiniz. Hele orada "anlarsın ölüler niçin yaşarmış" mısrasına geldiğinizde heyecanı dorukta küheylanlar gibi havaya fırlarsınız.

Yayınlandığı yer KÖŞE YAZILARI

Birkaç aydır Said Nursi'nin Risale-i Nur Külliyatı'nı ve Fethullah Gülen'in Gönüllüler Hareketi'ni inceliyorum. Türkiye'de Said Nursi ve Fethullah Gülen cami hocası gibi algılanıyor. Said Nursi'nin kitaplarına bakıyorum, cami hocasının elinden çıkmış gibi değil. Fethullah Gülen'in eğitim faaliyetlerine bakıyorum yine cami hocasının yapabileceği işler değil.

Said Nursi Van'da bir mağaradan yola çıkıyor! Fethullah Gülen İzmir'de bir cami penceresinden!

Yayınlandığı yer KÖŞE YAZILARI

Şüphesiz Türkiye'nin geçmiş 30-40 yılına damgasını vuran, günümüzde de değişik vesilelerle sürekli gündeme gelen hareketi, Gülen ve onun tavsiyelerine uyan gönüllülerden oluşan hareket. Öyle görünmektedir ki; önümüzdeki yıllarda da bu hareket geçmiştekilerden farklı olarak çok daha ilmi ve seviyeli bir şekilde araştırılıp tartışılmaya devam edecek. Kimilerinin tarikat, kimilerinin cemaat, kimilerinin ise de daha farklı isimler verdiği bu oluşuma en doğru ismi hareketin fikir mimarı olan sayın Gülen'in bizzat kendisi vermiştir. Evet; bu hareket ne bir cemaat ne de bir tarikattır. Sosyolojik olarak baktığımızda harekete verilebilecek en doğru isim "gönüllüler hareketi"dir.

Yayınlandığı yer KARA PROPAGANDA

Çevik Bir’e yazık oldu. Söz dinlemedi zamanında. Zamanında söz dinleseydi, bugünkü utanç verici, milletine ihanetle suçlanan bir durumda olmayacaktı. 1998 yılıydı, 1. Ordu komutanı Çevik Bir’in astığı astık, kestiği kestik dönemiydi. Müslümanlara, başörtüsüne ve dini cemaatlere karşı her nasılsa bir alerjisi varmış. Fethullah Gülen Hocaefendi’yi ziyarete gittiğim bir gün Çevik Bir’den bahis açılmış ve Hocaefendi demişti ki;“Bu insanlar aslında kötü insanlar değil, ama bunları birileri bir yanlışa yöneltiyor, bu zevat da bunun etkisinden çıkamıyor. Bir arkadaş gidip bazı şeyler anlatsa belki faydası olur.” Ben bu sözleri kendime görev olarak kabul etmiş, Fatih Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesi olarak randevu talep etmiş, uğraşmış, takip etmiş fakat randevu alamayınca, görüşmenin başka yollarını aramıştım.

Yayınlandığı yer KARA PROPAGANDA

Soru: Zât-ı âlinizin ve hizmet gönüllülerinin bütün dünyada olduğu gibi Doğu ve Güneydoğu’da da hüsn-ü kabul görmesinden rahatsızlık duyan bazı kesimler, sohbetlerinizi ve bilhassa Kürt meselesiyle alâkalı sözlerinizi çarpıtmak suretiyle çok çirkin bir karalama kampanyası sürdürüyorlar. Çeşitli iftiralara kadar varıp uzanan o türlü yayınlarla ilgili mülahazalarınızı ve huzurun tesisine gönül vermiş insanlara bu konudaki mesajlarınızı lütfeder misiniz?

Yayınlandığı yer KARA PROPAGANDA

Dinlerarası diyalog faaliyetlerinden dolayı Fethullah Gülen Hocaefendi ve Gönüllüler Hareketi İslam’dan taviz verdikleri ve hatta Hıristiyanlık misyonerliği yaptıkları şeklinde bazılarının ithamlarına maruz kalmıştır. Halbuki Fethullah Gülen Hocaefendi, diyalog faaliyetlerini İslam’ın bir gereği olarak gördüğünü ve İslam’a bağlılığından ötürü yaptığını ifade etmektedir[1]; ayrıca dinin en ufak bir uygulamasından bile taviz vermediğini de şöyle dile getirmiştir: “Bizim kalbimizi Allah biliyor. Ben, değil böyle büyük meselelerde, yatağa girerken bile Efendimiz’in tarzını uygulamaktan taviz vermedim. Arkadaşlarımın da taviz verdiğini zannetmiyorum.”[2]


Bütün dinlerin ve kültürlerin mensuplarıyla diyalog

Yayınlandığı yer RÖPORTAJLAR

Dünya barışını koruyabilmek için işbirliği yapmak zorunda olduğunun farkına varıyor. Dünyada pek çok sivil toplum örgütü ve akademik kuruluş yaptıkları çalışmalarla hükümetleri barış dilinin ve diyalog imkanlarının kullanılması yönünde teşvik etmeye çalışıyor.Amerika Birleşik Devletleri'nin Alabama eyaletindeki Mobile üniversitesinde dekan yardımcısı olarak görev yapan Prof. Dr. Ted Mashburn bu diyalog faaliyetlerini destekleyen entelektüeller arasında yer alıyor. Beşeri Bilimler Fakültesinde dersler veren Prof. Ted Mashburn, Türkiye'nin ve Gülen Hareketinin dünya barışına katkılarını Mehtap Tv'de yayınlanan 'Farklı Seslerin Ahengi' programına anlattı. Bu söyleşiyi Kehkeşan dergisi okurlarıyla paylaşıyoruz.

Yayınlandığı yer RÖPORTAJLAR

Müslüman olan Amerikalı rahip Yusuf Estes anlattığı hidayet hikâyesinde ABD`de özellikle Katolik rahip ve vaizlerin İslâmiyet`e büyük ilgi duyduğunu ve hatta birçok rahibin İslâm üzerine doktora yapmakta olduğunu ifade ediyor.

Estes`e göre önyargısız rahiplerin İslâm hakkında genel kanaati olumlu yönde.

Şok edici bir haber - Meğer Müslümanlar, zaten İncil`e inanıyorlarmış...

Yayınlandığı yer RÖPORTAJLAR

Muhterem Efendim , yoğun çalışma temponuzdan bizlere vakit ayırdığınız için teşekkür ederek izninizle ilk soruma geçmek istiyorum : "Tarih boyunca Dinlerarası Diyalog" isimli eserinizi kaleme alma düşüncesi ne zaman ve hangi sebeplerden dolayı hâsıl oldu?

Yayınlandığı yer HABERLER

İsmailağa Camii emekli imamı Mahmut Ustaosmanoğlu Hocaefendi'nin oğlu Ahmet Ustaosmanoğlu, Ahmet Mahmut Ünlü'nün tutuklanması ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamada, İsmailağa cemaatinin hiçbir internet sitesinin bulunmadığına dikkat çekildi. Bu sebeple çeşitli internet sitelerinde yer alan haber ve yazıların hiçbirinin İsmailağa cemaati ile bir ilgisi olmadığı belirtildi.

Yayınlandığı yer HABERLER

Mevlana'dan, eserlerinden ve felsefesinden etkilenen ABD, İsviçre, İtalya, İsveç ve Meksikalı 7 kişinin Müslüman olması, bir müzik firması tarafından belgesel haline getirildi.

Konya'da sufi müziği albümleri ile bilinen Çetiner Müzik Film Yapım'ın sahibi Hikmet Çetiner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mevlana ve Mevleviliğin tanıtımı amacıyla bugüne kadar birçok eser hazırladıklarını söyledi.

Yayınlandığı yer HABERLER

Yrd. Doç. Dr. Mahmut Akpınar, terör örgütü PKK'nın, Türk ve Kürt halkının ortak paydası olan din unsurunun bölgede canlanmasını istemediğini anlattı.

Akpınar, "Marksist bir örgütün bölge üzerindeki uygulamaları sonucunda, bölgede din unsurunun etkisini yitirdiğini görebiliyoruz. İşte bu nedenle Fethullah Gülen Hocaefendi'nin Kürt sorununun çözümüne yönelik çalışmaları örgütü telaşlandırdı. Örgüt bundan dolayı bazı din adamlarını montajlarla, iftiralarla değersizleştirmeye çalışıyor." dedi.

Yayınlandığı yer SIKÇA SORULAN SORULAR

Vicdanında bütün insanlığın ızdırabını duyan ve ömrünü insanlığa ve bilhassa milletine hizmete adayan Fethullah Gülen, hayatında hiç kitap yazmak niyetiyle bir şey yazmamıştır. "Aksiyon öncelikli düşünce" prensibiyle aktif hizmetlerini yürütürken zaman içinde günün ve ihtiyaçların gerektirdiği meselelerde yazılar kaleme almıştır. Bazen de muzdarip gönlünde hissiyatın taşmasıyla şiirler dökülmüştür kağıda. Ama daha çok dersler, sohbetler, konferanslar, vaazlar şeklinde cereyan eden konuşmalarıyla devam ettirmiştir hizmetlerini.

Yayınlandığı yer SIKÇA SORULAN SORULAR

Kim “Gülenci”dir? Kim değildir? Hareket’e giriş ve çıkış nasıl olmaktadır?

Öncelikle belirtmek gerekir ki, Fethullah Gülen, isminin ön planda tutulmasından hep rahatsız olmuştur. Bu anlamda harekete isim olarak ‘Gülen Hareketi’ denmesinden de rahatsız olmuş, belki ‘Gönüllüler Hareketi’ veya ‘Adanmışlar Hareketi’ denmesinin daha doğru olacağını teklif etmiştir.[1] Mamafih, akademik camiada hep ismine atfen ‘Gülen Hareketi (Gülen Movement)’ dendiğinden, Türkçe’de de bu ismin kullanılması yaygınlaşmıştır. Son zamanlarda, hareketin içindeki kişilerin harekete ilk zamanlardan beri “hizmet” adını vermesinden dolayı, “Hizmet Hareketi” tabiri de Batılı akademisyenler tarafından giderek artan bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır.

Yayınlandığı yer SIKÇA SORULAN SORULAR

SORU : Fethullah Gülen Hocaefendi bir yazısında ; "Yahudileri ve Hıristiyanları kınayan ve azarlayan âyetler ya Hazret-i Muhammed (A.S.M) döneminde yaşayan ya da kendi peygamberlerleri döneminde yaşayan bazı Yahudi ve Hıristiyanlar hakkındadır.” ( M.Fethullah Gülen - Küresel Barışa Doğru, s.45)Bu nasıl mümkündür ? Kur'an-ı Kerim Kıyamete kadar geçerli değilmidir ?

Yayınlandığı yer YAZI DİZİLERİ

Koca Reis Muhsin Yazıcıoğlu'na Üç yıl önce bu gün; "Hoşça kalın! Ben gidiyorum," diyerek atını karlı dumanlı dağlara sürdün.

Keş Dağları'na karanlık çökünce de; "Ey dağlar! Beni bırakmayın. Ben bu mor dağların maralıyım, bana sizin bağrınızda ölmek yaraşır" dedin ve karları bir yorgan gibi üzerine çekiverdin.

Diyalog Avrasya'nın Kuzguncuk'taki itina ile döşenmiş tarihi binasında birkaç kadim dostla birlikte otururken sohbetimizin ortasına bir gül gibi yine sen düştün.

Yayınlandığı yer YAZI DİZİLERİ

Güzergâh emniyeti ne demektir? Hem şahsımız, hem de şahs-ı mânevî açısından, güzergâh emniyetinin esasları nelerdir?

Farsça’dan dilimize girmiş olan güzergâh kelimesi, yol ve şehrah mânâlarına gelir. Fakat güzergâh, daha ziyade bir insanın gitmesi gerekli olan yere, varması icap eden hedefe onu ulaştıran yol demektir. Bu hedefler bazen dünyevî, bazen de uhrevî olur. Ancak, dünyevî hedefler, inanmış bir insan için asıl gaye ve maksat olamayacağından, o, bu hedef ve gayeleri dahi sonsuzluk yolunda uhrevîlik hesabına değerlendirir.

Yayınlandığı yer YAZI DİZİLERİ

Çok uzak yerlerden geldiniz. Bu kadar uzak mesafelerden benim gibi bir kıtmîri dinlemeye gelmeniz, çektiğiniz onca sıkıntı ve meşakkate değmediği bir gerçek. Bununla beraber, Rabbim niyetlerinizin derinliğine göre muamelede bulunsun..! Aşk u şevk ihsan etsin..! Geliş ve gidişinizi boşa çıkarmasın..!

Yıllardan beri bu türlü teklifler karşısında hep kendimi sorgulamışımdır. “Sen de kimsin, ne oluyorsun, ne anlatacaksın ki bu insanlara faydalı olasın?” İnanın hep böyle düşünmüş, böyle konuşmuşumdur. Ama hüsnüteveccühleri, yapılan onca ısrarı da aşamamış ve kendimi hep bu türlü kalabalıklar karşısında bulmuşumdur.

Yayınlandığı yer SEMPOZYUM VE SEMİNERLER

Fethullah Gülen'in Chicago'daki Niyagara Vakfı Tarafından 10-11 Kasım 2005'te Düzenlenen "Yeni Bin Yılda Dinlerarası Diyaloğa Doğru: Ortak Paydayı Bulma" Konferansına Gönderdiği Mesaj

Yayınlandığı yer ANTİ DİYALOG MASALI

Yeni MesajGazetesinde 15.12.2005 tarihinde yayınlanan  M.Emin Koç’a ait “Bayram üstü sahnelenen diyalog zenneliği “ yazısına cevabtır :

Bazen Yazarlar İlmi bir mahiyetten ziyade , yazı yazmak veya “yazı yazdım” densin diye bir konuyu Kaleme aldıklarında , dönüp dolaşıp aynı yere geldiklerinin bile farkına varamazlar. Bu Gazetelerin başında Yeni Mesaj , Yazarlarından biride M.Emin Koç Bey’dir.

Yayınlandığı yer ANTİ DİYALOG MASALI

İslâmiyet, kişilerin hak ve hürriyetleri ile topluluğun dirlik ve düzenini dengeye oturtan ve koruyan bir düzendir.

İslâm kelimesinin kökü "silm"dir. Silm çobanların azıklarını hayvanların yemesinden korumaları için koydukları yüksek kayadır ve insanlar oraya merdivenlerle çıkabilirler. Süllem de bu kayalığa çıkmak için ağaçları bağlayarak yaptıkları merdivendir.

Yayınlandığı yer ANTİ DİYALOG MASALI

Bir ayet okudum.."ey iman edenler, yahudi ve hristiyanları dost edinmeyin. onlar birbirlerinin dostudurlar. sizden onları kim dost edinirse, kuşkusuz onlardandır. şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez." diyor... bizim rum, ermeni, yahudi komşularımız var... birbirimize gider geliriz... ayrıca, benim okulda arkadaşlarım var, kimi yahudi, kimi hristiyan... onlarla dostluk edemeyecek miyim yani..?

Yayınlandığı yer İMAN VE ATEİZM

Yıl 1960. 27 Mayıs ihtilaline sayılı günler kalmış. Üstad hazretleri 1960 Mart ayında Urfa'ya gider. Durum hayli gergindir. Dönemin İçişleri Bakanı emir verir. "Onu çıkarın Urfa'dan" der. Efendim "raporu var, hareket edemiyor" derler. Çünkü Üstad hayli bitkin ve hastadır. 83 yaşında hasta yatağından kıpırdamayacak güçte olmasına rağmen onu Urfa'dan çıkarmak için her türlü baskı yapılır. Ankara'da siyasi çevreler bu konuyu tartışa dursun bir haber gelir ki, "Üstad vefat etti..."

Yayınlandığı yer İMAN VE ATEİZM

Canlıların var oluşu ve bunun arkasındaki sırlar tarih boyu insanoğlunun dikkatini çekmiştir. Bu sırların açıklanması, insanın kendi var oluşuna da ışık tutacaktır. İlmin daha sathi kaldığı eski devirlerde, canlıların yapı ve davranışlarındaki mükemmellikler yeterince anlaşılamıyordu. Bilgi birikiminin artması ile canlı sistemlerindeki karmaşık mekanizma ve organizasyonlar anlaşılmaya ve taklit edilmeye başlanmış, canlı davranışlarının da karmaşık matematik modellerle açıklanabileceği ortaya çıkmıştır. Canlı hareketlerindeki mükemmellik, onları taklit etmeye çalışan robotik biliminin gelişmesiyle daha iyi anlaşılır hâle gelmiştir.1

Yayınlandığı yer İMAN VE ATEİZM

İslamın Ana kaynağı olan Kur’anı Kerim, birçok Ayeti Kerimesinde Peygamberimizin uygulamalarına vurgu yapıyor, ve İslamın bir bütün olarak yaşanabilmesi açısından, Peygamberimizin(SAV) uygulamalarının olmazsa olmaz olduğunu beyan ediyor:

1-) “(Farz, vâcib, sünnet, müstehab, âdâb adına) Resûl size ne getirmişse onu alın ve sizi neden menediyorsa, ondan da kaçının”(Haşr,59/7)

Yayınlandığı yer MAKALELER

Samuel P. Huntington 1993 yılında "Medeni­yet­ler Çatışması" tezini pay­­laş­tı­ğında, ilmî çevrelerden ciddi eleştiriler almış ve sözkonusu tez, akademik dünyada pek kabul görmemişti.

Huntington tezinin ana fikrini şöyle ifade eder: "Benim faraziyem şudur ki, bu yeni dünyada mücadelenin esas sebebi, ideolojik ve ekonomik olmayacak. Beşeriyet arasındaki büyük bölünmeler ve hâkim mücadele kaynağı, kültürel olacak. Millî devletler, dünyadaki hâdiselerin yine en güçlü aktörleri olacak; fakat küresel mücadele, farklı medeniyetlere mensup milletler arasında meydana gelecek.

Yayınlandığı yer MAKALELER

(Yakın zamanda Oxford'da bir grup Hıristiyan'a verilen konferans metnidir)

Müslümanların teslis anlayışlarına ait her sunumun birtakım zorlukları vardır. Öyle ki, Müslümanların teslis anlayışı, Hıristiyan bilginlerin kendi aralarında vardıkları sonuçlar kadar çeşitli ve farklı olmuştur. Hıristiyan dünyasındakinin aksine, Müslüman toplumların tartışmaya açık aydın azınlıklar içermeleri nedeniyle Ortaçağ'daki İslamiyet'in Hıristiyan doktrini hakkında bildiklerinin Kilise'nin İslamiyet hakkında bildiğinden çok daha fazla olduğu bir gerçektir. Batı'da bir yenilik olan Müslüman-Hıristiyan diyalogu, Orta Doğu'da köklü bir geçmişe sahiptir ve kökleri 7. yy. Suriye Müslüman alimleri ile Yuhanna ed-Dımeşki arasındaki seviyeli/nazik müzakerelere kadar uzanır.

Yayınlandığı yer MAKALELER

Beğenerek takip ettiğim bir gazetenin pazar günkü nüshasında bir Fethullah Gülen ve Hizmet Hareketi yazısı gördüm. Bazı bilgi yanlışlıkları ve yanlış anlamaları düzeltme adına, yıllardır hareketle ilgili akademik çalışmalara imza atmış ve bu tip çalışmaları yakından takip etmiş birisi olarak bir katkıda bulunmak istiyorum.

Öncelikli olarak, yazarın Gülen'i anlamaya çalışması ve onu eleştirel gözle okumaya tabi tutması teşvik edilmesi gerekir diyebilirim. Cevap verdiğim yazıyı burada zikretmiyorum çünkü yazıdan anlaşılan o ki makale sahibi konuya, bilimsel açıdan, vâkıf değil.

Gönüllüler Sayfamız

En Son Eklenenler

En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar

  • Resul Keleş "Ehl-i Kitapla Amentüde İttifakımız Var" ile ne kasdedilmektedir?
    Yazan Resul Keleş

    Soru: Günümüzde itikad-i kamil noktasında İslam'dan başka bir din yokken "Ehl-i Kitapla Amentüde İttifakımız Var" sözü ile ne ifade edilmeye çalışılmaktadır?

    Bazı çevreler tarafından kasıtlı olarak saptırılan ve bir takım çevreler tarafından ise gerçek manada anlaşılmasında güçlük çekilen bu konuda, evvela bahse mevzu konunun(1) sadece "başlığı" itibari ile değerlendirilmeyip, tüm içeriği ile bir bütün olarak ele alınması, mülahaza edilmesinde fayda olacağı kanaatindeyiz.

    30
  • Dr.Emin Şimşek Hizmet için okul mu, başörtüsü mü?
    Yazan Dr.Emin Şimşek

    Soru : “Okumayı istemek ile okumamak arasında kalan bir insan ne yapmalı . Ülke ve millet adına okumak mı yararlıdır, okumamak mı' Dinin füruata ait bir meselesinde bu denli hassas olmak mı, yoksa tercihini başka istikamette kullanmak mı gerekli' Kişi kanaatı vicdaniyesi ile bu mevzuda hükmünü verip öyle davranmalıdır.

    27
  • Ömer Sevinçgül Kitap ehlini dost edinmeyin...
    Yazan Ömer Sevinçgül

    Bir ayet okudum.."ey iman edenler, yahudi ve hristiyanları dost edinmeyin. onlar birbirlerinin dostudurlar. sizden onları kim dost edinirse, kuşkusuz onlardandır. şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna hidayet vermez." diyor... bizim rum, ermeni, yahudi komşularımız var... birbirimize gider geliriz... ayrıca, benim okulda arkadaşlarım var, kimi yahudi, kimi hristiyan... onlarla dostluk edemeyecek miyim yani..?

    22
  • Prof. Dr. Davut Aydüz Peygamber Efendimiz'in (s.a.s.) Savaşla İlgili Uygulamaları
    Yazan Prof. Dr. Davut Aydüz

    İslâm’da harp, yüce bir dava uğruna, fikir hürriyeti, düşünce hürriyeti adına, insanlığa giden yolları açma uğrunda yapılmıştır.
    Bununla beraber gerektiğinde sulha gitmeyi de ihmal etmemişlerdir. Çünkü sulh esas, harp ise tâlîdir.


    Allah Resûlü (sallallahü aleyhi ve sellem), Medine’ye geldiğinde her yönden düşmanla sarılı idi;

    22
  • Prof.Dr.Suat Yıldırım Kur'ân-ı Kerim'e Göre Ehl-i Kitapla Diyalog
    Yazan Prof.Dr.Suat Yıldırım

    Zâtî sıfatlarından biri de Kelâm, yani konuşma olan Allah Tealâ kullarına değer vererek peygamberleri vasıtasıyla onlara hitap etmiştir. O, Kendisinin onlara hitabı ile yetinmeyip yaratıklarının dualarını, dileklerini dinler, onlara cevaplar verir. Böylece, iki tarafın karşılıklı konuşması demek olan diyalogu gerçekleştirir. Kelâm ilmi âlimlerinin ‘et-tenezzülatu'l-ilâhiyye ilâ ukuli'l-beşer’ dedikleri kabilden olan bu konuşmayı gerçekleştirmek için O, insanların lisanlarında bulunan kelimeleri kullanma lütfunda bulunur.

    20

Hakkımızda

Yeri olmadığı halde konuşmayı kendine ilke edinip, erdem insan olma vasfına vakıf olamayanlara; yeri gelmişken susmayarak en güzel bir hasletin örneğini göstermek için gönüllerini adamış,
hakkın rızasını kazanmayı kendilerine ilke edinmiş,
kendi nefslerinin savcısı, hakikatin avukatları olmaya namzet,
karalamalara tahammülleri olmayan,
anti propagandalara cevap vermeyi kendilerine "ulvi bir vazife" sayan gençleriz...

Gönül Bağlarımız